Doğru Bilinen Yanlışlarıyla: “Akran Zorbalığı”

0

 Okul, öğrenciler için sadece sınavlara hazırlandıkları ve akademik gelişimlerini sürdürdükleri bir yer değil aynı zamanda kurdukları arkadaşlık ilişkileri, paylaştıkları ve biriktirdikleri anılar ile ikinci bir yuvadır.

 Okul ortamının getirmiş olduğu bu güzelliklerin yanında bazen de öğrencileri üzen, yalnız hissettiren ve okulun bu güzelliklerinden soğumasına sebep olan bir durumla karşılaşabiliyoruz: Akran Zorbalığı

Peki ya gerçekten akran zorbalığı olarak nitelendirdiğimiz her davranış aslında öyle mi?

 Akran Zorbalığı son dönemlerde herkesin gündeminde olan aynı zamanda da medyada, internette ve günlük yaşantımızda sürekli olarak karşılaştığımız bir kavram haline gelmiş durumunda. Bu kadar gündemde ve iç içe olunduğu zaman da doğal olarak bazı yanlış bilinmeler ve aktarımlar ortaya çıkabiliyor. Bu bağlamda da kavramları doğru tanımlamak ve altını doldurmak önem arz ediyor.

Akran Zorbalığı: Arada farklı nedenlerden dolayı güç dengesizliğinin olduğu durumlarda bir öğrencinin başka bir öğrenci veya öğrenci grubu tarafından zarar verme niyetiyle sistematik bir şekilde saldırgan ve zarar verici davranışlara maruz kalmasıdır. (Olweus,1993; Rigby,2003)

Fiziksel Zorbalık: Vurma, tekme atma, saç çekme, eşyalarına kasıtlı olarak zarar verme vb. davranışların tekrarlı bir şekilde devam etme sürecidir.

Sözel Zorbalık: Küfür etme, dalga geçme, aşağılama, tehdit etme vb. davranışların tekrarlı bir şekilde devam etme sürecidir.

Sosyal Zorbalık: Yok sayma, dışlama, görmezden gelme, ayrımcılık yapma vb. davranışların tekrarlı bir şekilde devam etme sürecidir.

Siber Zorbalık: İzin olmadan fotoğraf veya video paylaşımı yapma, küfür ve argo kelimeler ile konuşma, şifre çalma, kötü yorum yapma vb. davranışların tekrarlı bir şekilde devam etme sürecidir.

 Akran zorbalığı tanımından da anlaşılacağı üzere zarar verme ve baskınlık kurma amacıyla tekrarlanan davranışları kapsamaktadır. Bizler çoğu zaman bu kavramı çocuklarımızın arkadaşları ile yaşadığı çatışmalar ve tartışmalar ile karıştırabiliyoruz. Hâlbuki akran zorbalığı davranışı fiziksel ve psikolojik olarak gerçekten ciddi ve ağır sonuçlara sebep olabilecek bir davranış türüdür. Bundan dolayı hem bizler doğru bir şekilde kavramalı hem de çocuklarımıza doğru bir şekilde aktarmalıyız.

Zorbalık mı Çatışma mı?

 Çocuklarımızın karşılaştıkları veya sergiledikleri olumsuz davranışların bir zorbalık türü mü yoksa bir çatışmadan mı ibaret olduğunu anlamamız için birkaç madde ile durumu açıklayacak olursak;

  • Akran zorbalığında öğrenciler arasında arkadaşlık ilişkisi yoktur. Eğer ki ortada bir zorbalık davranışı olduğunu düşünüyorsak önce çocuklar arasındaki ilişkiyi gözden geçirmemiz gerekmektedir.
  • Akran zorbalığında öğrenciler arasında güç dengesizliği vardır. Yaşanılan problem karşılıklı zarar verme/baskınlık kurma boyutunda ise bir zorbalık değil çatışmadan bahsedebiliriz çünkü akran zorbalığında sadece davranışa maruz kalan öğrencinin yaşadığı olumsuz duygular söz konusudur.
  • Akran zorbalığında yaşanılan olay sonrası pişmanlık duyma, sorumluluk alma ve özür dileme gibi davranışlar gözlemlenmez. Davranışı sergileyen öğrenci baskınlığını devam ettirmek isteyeceği için davranışlarından pişman olmaz ve konuyla ilgili sorumluluk almaz.
  • Akran zorbalığı tek sefere mahsus olmaz. Eğer çocuğumuz başka bir öğrenci ile tek sefere mahsus bir problem yaşamışsa ve bu olay çözüme kavuşmuşsa burada yine bir çatışmadan bahsedebiliriz çünkü akran zorbalığı sürekli ve tekrarlayan davranışlar ile tanımlanmaktadır.

Neler Yapabiliriz?

  • Çocuklarımızda gördüğümüz değişiklikler bizlere ipucu olabilir. Okula gitme isteğinde ani düşüş, tekrarlayan fiziksel şikayetler, süreklilik gösteren olumsuz ruh hali, okul eşyalarının sık sık kaybolması/ zarar görmesi vb. durumları gözlemleyip farkına varmalıyız.
  • Çocukların yaşadıklarını ebeveynlerine çekinmeden tüm şeffaflığı ile anlatabilmeleri önceliğimiz olmalıdır. Bu kapsamda da onları yargılamadan ve duygularını küçümsemeden dinleyebilmek çok önemlidir.
  • Bu tarz bir olayla karşılaştığınız aman ani ve sert tepkilerden kaçınmalıyız. Çocuğunuzun karşılaştığı problemi rahatça anlatabilmesi için anne veya babasının tepkilerinden çekinmemesi daha sağlıklı bir yol izleyebilmek adına çok kıymetlidir.
  • Çocuğumuzun yaşadığı sorun karşısında “Aynı şekilde karşılık ver, sen de ona yap!” tarzında söylemler yanlış olmakla birlikte problemin çözümünden ziyade daha da büyümesini ve çözülemeyecek bir hal almasına zemin hazırlar. Bu noktada çocuğumuzu rehberlik servisine yönlendirmek ve okul ile iş birliği içerisinde olmak sağlıklı bir çözüm yolunu beraberinde getirecektir.
  • Sosyal ve iletişim becerilerini geliştirmesi için çocuğumuzu desteklemek, sınırlarını çizmesini, gerekli durumlarda “Hayır” diyebilmesini ve yardım istemesinin bir zayıflık veya kabaca tabirle ispiyonculuk olmadığını ona aktarabilmek karşılaştığı problemler karşısında daha bilinçli ve net bir tavır sergilemesine katkı sağlayacaktır.
  • Bir akran zorbalığı olayı ile karşılaştığımız zaman yapılması gereken en önemli ve öncelikli davranışlardan birisi de durumu Rehberlik Servisi ve Okul İdaresi ile paylaşarak ortak bir dil ile çözüm odaklı şekilde problemi aşmaya çalışmak olacaktır.

ORTAOKUL REHBERLİK SERVİSİ

Yorumlara Kapalıdır.