Eğitim Öğretime Bakış Açımız

0

Harun Karakuş – Eğitim Koordinatörü

Ülkemizin kanayan bir yarasıdır eğitim öğretim işi. Veliyi de öğrenciyi de kara kara düşündürür. Her dönemin kendine göre zorlukları var. Ama en sıkıntılı yıllar ise lise bir ve lise ikinci sınıflardır. Bu yıllar badiresiz ve verimli atlatılabilirse en büyük engel aşılmış olur. Tecrübe ile sabittir ki ergen gençler lise üçüncü sınıfta olgunlaşabiliyorlar. Tabi hepsi olmasa da. Daha fazla geç kalmadan, iş işten geçmeden bu yıllar çok iyi değerlendirilmelidir. Gençlerin imtihanı kolay değil. Hele de günümüzde, ulaşımın ve iletişimin arttığı bu ‘haz ve hız çağı’nda. Öğrenci olan ya da öğrenim çağında çocuğu olanların bunu telafi etme gibi bir fırsatları var önlerinde. Eskiler ‘namazın kazası olur; fırsatların kazası olmaz’ demişler. Fırsatları kaçırmayalım.

Tam öğrenme modeli diye bir kuram var. Bunun için Gravyer peyniri örneği verilir. Yani oluşan boşlukları doldurma. Nedir bu boşluk? Mesela bir öğrenci matematik yazılısından on sorudan ikisini yapamadı ve seksen puan aldı. Bu ne demek? İki konusu eksik. İşbu iki konunun halledilmesi, çözülmesi, üzerinde çalışılması gerekiyor. Öncelikle bunun mümkün olduğuna inanmak lazım. Dünyanın çarkını döndüren iki husus var der bir sosyolog. Biri aşk, diğeri açlık. Bu iki gerçeği çok iyi tahlil etmek gerekir. Öğrencinin bunu istemesi ve ihtiyaç hissetmesi önemli. Evet, mümkün mü mümkün, hem de az bir maliyetle. Bugüne kadar bunu hep konuştuk, dillendirdik. Ama artık uygulama vakti. Zamanı geldi, geçti gidiyor. Öyleyse ne yapacağız?

Herkese, her yerde dünya standartlarında bedelsiz ya da en az maliyetle eğitim öğretim mümkün mü? Mümkün; ancak duruşumuzu, var olan anlayışımızı değiştirmemiz gerekiyor. Değilse mevcut anlayışla ve bu anlayıştan kaynaklanan çalışmayla bunun mümkün olmadığını hepimiz biliyor, yaşıyor ve görüyoruz. Kur-an’dan örneklerle Asr Suresi’nin daha ilk ayetinde zamana dikkat çekilir ve üzerinde düşünmemizi ister. İkinci ayet insanın (çalışmalarında) ziyanda olduğunu belirtir. Üçüncü âyette çözümü ortaya koyar “… Ancak, iman edip de salih ameller işleyenler müstesna”

İman ediyorsanız akabinde salih amel gerekiyor. Nedir salih amel? Islah etmek, düzeltmek, başkasının derdiyle dertlenmek, derdine derman olmaktır. Yani önce kendimizi geliştireceğiz sonra da başkasına dokunacağız. Onların gelişimine katkıda bulunacağız. Henüz çocukluk ve gençlik dönemindeki yavrularımıza, eğitim ve öğretimlerine birebir yardım ve destek gösterildiğinde onların ilerleyen yaşlarında hata yapmaları önlenmiş olacaktır. Hatta onları hayata bağlayacaktır.

Harun KARAKUŞ
Özel Enderun Fen ve Anadolu Lisesi
Eğitim Koordinatörü

Paylaş.

Yorum Yaz