Hedefinin Olmaması:
Çalışma motivasyonu sağlam bir amaçtan beslenir. Çalışmak için nedenleriniz arttıkça motivasyonunuz da artar.
Motivasyon, insanı bir amaca yönelten, harekete geçiren ve hedefe ulaşana kadar çaba göstermesini sağlayan içsel ya da dışsal güçtür. Başarıya giden yolda en temel yakıttır; çünkü ne kadar yetenekli olursanız olun, motivasyon olmadan harekete geçmek, zorluklar karşısında direnmek ve odaklanmak mümkün değildir. Kısacası potansiyeli eyleme dönüştüren ve süreklilik sağlayan en önemli güçtür.
Çalışma motivasyonu sağlam bir amaçtan beslenir. Çalışmak için nedenleriniz arttıkça motivasyonunuz da artar.
Yoğun ders temposu, sürekli ders çalışmak zorunda olma baskısı ve sınavlar ciddi birer stres kaynağıdır. Bunun üzerine dersleri gereksiz görmek, anlamakta zorlanacağını peşinen kabul etmek enerji tükenmesine yol açar. Zihin, kişinin beklentilerine göre şekillenir; “Anlayamam” inancı başarısızlığı beraberinde getirir. Siz ne düşünürseniz beyin de onu gerçekleştirmek için uğraşacaktır. Başaramayacağınıza inanırsanız başaramazsınız.
“Ben zekiyim, çalışmadan da yaparım” diyerek aşırı rahatlığa kapılmak da motivasyonu zedeler. Önemli olan dengeli bir özgüven inşa etmektir.
Çalışma masasına oturduğunda hangi derse, nereden, ne zaman ve nasıl başlayacağını bilememek bireyi strese sokar. “Seçim paradoksu” adı verilen bu durum, seçenek çokluğundan ötürü karar verememe ve tükenmişlik hissi yaratır.
“Ne yaparsam yapayım matematiği öğrenemiyorum” gibi kalıp yargılar, geçmişteki olumsuz deneyimlerin yarattığı bir kabulleniş halidir. Engeller ortadan kalksa bile kişi başarısız olacağına inandığı için gelişimi fark edemez.
Başarısızlık kaygısı, odaklanmayı, hafızayı ve öğrenme becerilerini doğrudan olumsuz etkileyerek zihinsel enerjiyi tüketir. Geçici aksilikleri birer tecrübe olarak görmek ve “Nasıl daha iyi olabilirim?” sorusuna odaklanmak gereklidir. Başarılı olmanın sırrı başarısızlıklarımızın bizi yenmesine izin vermemektir.
Başkalarıyla kıyaslanmak motivasyonu söndürür. Öğrenci, kendini ne kendisinden daha ilerideki akranlarıyla kıyaslayıp yetersizlik hissine kapılmalı ne de daha gerideki biriyle kıyaslanıp rehavete düşmelidir. Tek ölçüt, dünkü bireysel performanstır.
Belirlediğiniz hedefler potansiyelinize uygun olmalıdır. Hedeflerimiz ne çok kolay ne de imkânsız olmalıdır. Kısa, orta ve uzun vadeli gerçekçi hedefler konulmalıdır (örneğin belirli bir net hedefine ulaşmak gibi).
Dışarıdan gelecek teşvik edici sözleri beklemek yerine, kişinin kendi kendine yapacağı yapıcı ve destekleyici iç konuşmalar motivasyonunu arttıracaktır.
Hazırlanacak kişiye özel bir çalışma planı, kararsızlığı ve belirsizliği ortadan kaldırır.
Kısa vadede devasa sıçramalar beklemek yanıltıcıdır; öğrenme sabır gerektiren uzun soluklu bir maratondur.
Çözülemeyen sorular karşısında moral bozmak yerine eksikleri tespit edip çözüm üretmek önem taşır.
Her konuyu ilk defa gördüğünde anlamamak normaldir. Önemli olan dünden daha verimli çalışmanın yollarını aramaktır.
Dikkat dağıtıcı unsurlardan arındırılmış, düzenli ve motive edici bir ortam yaratmak verimi artırır.
Sınav ve başarısızlık baskısıyla başa çıkabilmek için nefes ve gevşeme tekniklerinden yararlanılabilir.
Büyük hedefe giden yolda elde edilen her küçük kazanım, özgüvenin tazelenmesini sağlar.